İçeriğe geç
Bigfil
Projeni Anlat
Bigfil

Web & Yazılım

7 Adımda Başarılı Bir Mobil Uygulama Geliştirme Süreci

Özetle

  • Süreç yedi adımdır ve sırası maliyeti belirler; en pahalı hatalar kod yazılmadan önce yapılır.
  • Uygulamanın hangi sorunu çözdüğü tek cümleyle yazılamıyorsa geliştirmeye başlamak erkendir.
  • Native ile çapraz platform arasındaki karar, cihaz donanımına ne kadar yakın çalışacağınıza bağlıdır.
  • Prototip, paydaş onayını kod yazılmadan almanın en ucuz yoludur.
  • Mağazaya gönderim bitiş değil başlangıçtır; ilk sürüm sonrası düzeltme bütçesi baştan ayrılmalıdır.

Mobil uygulama geliştirme yedi adımda ilerler ve bu adımların sırası maliyeti doğrudan belirler; en pahalı hatalar kod yazılırken değil, hedef ve teknoloji kararı verilirken yapılır.

Bölüm 01

Mobil uygulama geliştirme süreci kaç adımdan oluşur?

Süreç yaygın olarak yedi adımda ele alınır: hedefin netleştirilmesi, pazar ve rakip araştırması, akış ve deneyim tasarımı, teknoloji kararı, prototip, geliştirme, test ve mağazaya gönderim.

Adımların sırası önemlidir çünkü her adım bir öncekinin kararlarını miras alır. En pahalı hatalar kod yazılırken değil, hedef ve teknoloji kararı verilirken yapılır — ve genellikle yayından sonra fark edilir. Bu süreci uyguladığımız işlere projeler sayfamızdan bakabilirsiniz.

7 Adımda Başarılı Bir Mobil Uygulama Geliştirme Süreci

Bölüm 02

1. Hedefi tek cümleyle yazın

Uygulamanın hangi sorunu, kimin için çözdüğü tek bir cümleyle yazılamıyorsa geliştirmeye başlamak erkendir. Bu cümle bir slogan değil, bir kısıt: sonraki her özellik talebini bu cümleye karşı sınayacaksınız.

Pratik bir test var. Ekibe "bu uygulama olmasa kullanıcı bu işi nasıl yapardı?" diye sorun. Cevap yoksa, çözülen bir sorun da olmayabilir.

Bölüm 03

2. Pazar ve rakip araştırması

Buradaki amaç rakip listesi çıkarmak değil, mevcut çözümlerin nerede yetersiz kaldığını görmek. En işe yarar kaynak çoğu zaman mağaza yorumlarıdır: insanlar rakip uygulamalarda neye kızıyor, hangi özelliği istiyor, neyi anlamıyor?

Bu aşama aynı zamanda bir "yapmama" kararı üretebilir. Var olan bir uygulamanın yeterince iyi çözdüğü bir sorunu yeniden çözmek, çoğu zaman en pahalı seçenektir.

Bölüm 04

3. Akış ve deneyim tasarımı

Kullanıcının bir işi bitirmek için kaç adım attığı, uygulamanın kaderini görsel tasarımdan daha çok belirler. Bu aşamada ekranların nasıl göründüğü değil, birbirine nasıl bağlandığı çalışılır.

Sorulacak sorular somut: Kayıt olmadan ne yapılabiliyor? Kullanıcı bağlantısı koptuğunda ne oluyor? Bir işlem yarıda kalırsa nerede devam ediyor?

Bölüm 05

4. Teknoloji kararı: native mi, çapraz platform mu?

Bu karar teknolojiyle değil, uygulamanın ne yaptığıyla başlar.

Native tarafın avantajlı olduğu durum: uygulama cihaz donanımına yakın çalışıyorsa. Kamera, sensörler, arka planda sürekli çalışan işlemler, yoğun animasyon ya da platforma özgü arayüz davranışları gerekiyorsa native geliştirme daha az sürtünme üretir.

Çapraz platformun avantajlı olduğu durum: uygulama ağırlıklı olarak içerik gösteriyor, form dolduruyor, listeliyor ve iki mağazada da aynı deneyimi sunması yeterliyse. Tek kod tabanıyla iki platforma çıkmak, ekip küçükken belirgin bir avantajdır.

Karar verirken bakılacak asıl soru şudur: iki platform arasında farklılaşan bir davranışa ihtiyacınız var mı, yoksa aynı şeyin iki yerde çalışması mı yeterli?

Bölüm 06

5. Prototip ve doğrulama

Prototip, bir fikri kod yazmadan test etmenin en ucuz yoludur. Paydaşlara statik ekran göstermek yerine tıklanabilir bir akış göstermek, geri bildirimin niteliğini değiştirir — insanlar ancak deneyimlediklerinde eksik olanı fark eder.

Bu adım atlanabilir. Atlandığında aynı geri bildirim gelir, ama geliştirme aşamasında ve çok daha pahalı biçimde.

Bölüm 07

6. Geliştirme

Geliştirme aşamasında iki şey belirleyicidir: parçalar ne sıklıkla birleştiriliyor ve test edilebilir bir sürüm ne zaman ortaya çıkıyor.

Uzun süre kimsenin çalışan bir sürüm görmediği projeler, sonunda beklenenden farklı bir ürün teslim etme eğilimindedir. Bu yüzden çalışan bir sürümün erken ve düzenli olarak ortaya çıkması, ilerlemeyi ölçmenin en dürüst yoludur.

Arka uç tarafı da bu aşamada ihmal edilmemeli. Uygulamanın kendisi hafif görünse bile, verinin nerede durduğu ve hangi sistemlerle konuştuğu ölçeklenme sorununu belirler. İhtiyaç gerçekten kuruma özgüyse özel yazılım geliştirme tarafını ayrıca değerlendirmek gerekir.

Bölüm 08

7. Test ve mağazaya gönderim

Test yalnız hata aramak değildir. Üç ayrı soruyu ayrı ayrı sorar:

  • İşlev doğru çalışıyor mu?
  • Gerçek kullanıcı, yardım almadan hedefe ulaşabiliyor mu?
  • Zayıf bağlantıda ve eski cihazda ne oluyor?

Üçüncüsü en sık atlanandır. Geliştirme ekibi genellikle yeni cihazlarda ve hızlı bağlantıda çalışır; kullanıcı kitlesinin önemli bölümü ise ikisine de sahip değildir.

Mağazaya gönderimde her iki platformun kendi inceleme süreci ve içerik kuralları vardır. Bu kurallar zaman zaman güncellenir, bu yüzden gönderim öncesi güncel gereklilikleri kontrol etmek gerekir.

Bölüm 09

Yayın günü sonun değil, başlangıcın işaretidir

İlk gerçek kullanıcılar test ortamında görülmeyen sorunları ortaya çıkarır: beklenmedik kullanım biçimleri, farklı cihazlar, öngörülmeyen veri durumları.

Bu yüzden ilk sürüm sonrası için düzeltme ve iyileştirme payı baştan ayrılmalıdır. Ayrılmadığında olan şey tanıdıktır: ekip bir sonraki projeye geçer, uygulama olduğu yerde kalır ve altı ay sonra "kimse kullanmıyor" denir.

Bölüm 10

Bu süreç kime uygun değil?

Dürüst olmak gerekirse her ihtiyaç mobil uygulama gerektirmez.

Kullanıcı sizinle yılda birkaç kez etkileşime giriyorsa, uygulama indirtmek yüksek bir bariyerdir; iyi çalışan bir mobil web deneyimi çoğu zaman daha doğru karardır. Aynı şekilde, uygulamanın tek işlevi mevcut bir web sayfasını göstermekse, mağaza inceleme süreçleri bu çabayı karşılamayabilir.

Uygulama kararı, kullanıcının ürününüzü ne sıklıkla açacağıyla başlar. Sık açılmayan bir uygulama, ne kadar iyi yapılırsa yapılsın telefonda kalmaz.

Sık sorulan sorular

Mobil uygulama geliştirme süreci kaç adımdan oluşur?
Yaygın olarak yedi adımda ele alınır. Bu sayının kendisi bir standart değil, bir anlatım kolaylığıdır; bazı ekipler prototipi tasarımın içine katıp altı adımdan söz eder, bazıları testi ikiye böler. Adım sayısı önemli değildir. Önemli olan hiçbir adımın sessizce atlanmamasıdır: atlanan adım süreçten çıkmaz, yalnızca daha sonra ve daha pahalı biçimde geri gelir.
Native mi çapraz platform mu seçmeliyim?
Karar, uygulamanın cihaz donanımına ne kadar yakın çalıştığına bağlıdır. Kararın ilk günden çok sonra hissedilen bir boyutu daha var: bakım. İşletim sistemleri düzenli olarak yenilenir ve uygulamanın da uyum sağlaması gerekir. Çapraz platform yaklaşımında araya bir katman daha girer ve o katmanın da güncellenmesi beklenir. Bu genellikle yönetilebilir bir yüktür, ama bütçelenmediğinde sürpriz olur.
Prototip gerçekten gerekli mi?
Prototip, bir fikri kod yazmadan test etmenin en ucuz yoludur. Ne test edemeyeceğini bilmek de aynı ölçüde önemli: prototip anlaşılırlığı ve akışı ölçer, performansı ve gerçek veri hacmini ölçmez. Beş kayıtla akıcı görünen bir liste, beş bin kayıtla tamamen başka bir deneyim olabilir. Bu yüzden prototipte alınan onay, performans testinin yerine geçmez.
Uygulama yayınlandıktan sonra ne olur?
Yayın günü sürecin sonu değil başlangıcıdır; ilk gerçek kullanıcılar test ortamında görülmeyen sorunları ortaya çıkarır. Aceleyle çıkılan bir yayının az bilinen bir bedeli daha vardır: mağaza puanları kalıcıdır. İlk haftalarda gelen düşük puanlar, sonraki sürümler sorunu çözse bile listede durmaya devam eder ve yeni kullanıcıların indirme kararını etkiler. Erken yayın bazen pahalı bir hız kazancıdır.
Mobil uygulama geliştirmenin en sık atlanan adımı hangisi?
Hedefin netleştirilmesi. İkinci sırada ise gerçek koşullarda test etmek gelir ve bunun yapısal bir nedeni var: geliştirme ekibi yeni cihazlarla ve hızlı bağlantıyla çalışır, yani kendi kullanıcı kitlesini temsil etmeyen bir örneklemle. Ekip kendi telefonunda sorun görmediği için sorun yok sanılır. Eski bir cihaz edinip zayıf bağlantıda denemek, çoğu test aracından daha çok şey gösterir.

İletişim / Başlayalım

Bu konuyu markanıza uyarlayalım.

Yazıda anlatılanları kendi projenize taşımak için bir keşif görüşmesi ayarlayalım.