İçeriğe geç
Bigfil
Projeni Anlat
Bigfil

Kreatif

Web Sitenizin Kullanılabilirliğini Artırmanın Yolları

Özetle

  • Kullanılabilirlik estetik değildir; ziyaretçinin işini bitirip bitiremediğidir ve gözlemlenebilir.
  • Saha verisinde LCP 2,5 sn, INP 200 ms, CLS 0,1 eşikleri geçerlidir; laboratuvar puanı yanıltır.
  • Site içi arama kullanımı yükseldikçe navigasyonu gözden geçirin; bu bir eşik değil, yön gösteren bir sinyaldir.
  • Görev tamamlama oranını mutlak bir hedefe değil, kendi geçmiş ölçümlerinize göre değerlendirin.
  • Sıra önemlidir: hız ve gezinme bozukken mesajı iyileştirmek kimsenin okumadığı bir cümle üretir.

Kullanılabilirlik, ziyaretçinin sitenizde yapmak istediği işi tamamlayabilmesidir; estetikle ilgisi yoktur ve bir görüş meselesi değil, ölçülebilir bir şeydir.

Bölüm 01

Kullanılabilirlik nedir, tasarımdan farkı ne?

Kullanılabilirlik, ziyaretçinin sitenizde yapmak istediği işi tamamlayabilmesidir. Estetikle ilgisi yoktur; güzel bir site kullanılamaz, sade bir site son derece kullanışlı olabilir.

Ayrımın pratik sonucu şu: kullanılabilirlik bir görüş meselesi değil, gözlemlenebilir bir şeydir. "Bence bu daha iyi" cümlesi bir tercih; "beş kullanıcının dördü bu adımda takıldı" cümlesi bir bulgudur.

Aşağıdaki yedi başlık, en çok fark yaratan alanlar. Her birinin sonunda bakabileceğiniz somut bir gösterge var.

Web Sitenizin Kullanılabilirliğini Artırmanın Yolları

Bölüm 02

1. Sadelik: her öğenin bir işi olsun

Sade tasarım, az öğe kullanmak değildir; işi olmayan öğeyi kaldırmaktır. Ekrandaki her unsur ya kullanıcının bir işine yarar ya da dikkatini böler.

Pratik bir test var: bir sayfadaki her öğe için "bu olmasa kullanıcı ne kaybeder?" diye sorun. Cevabı olmayanlar çıkar.

Bölüm 03

2. Hız

Kullanıcı beklemez ve bu başlığın ölçüsü tartışmaya açık değildir. Saha verisinde 28 günlük p75 değeriyle hedefler: LCP 2,5 saniyenin altında, INP 200 milisaniyenin altında, CLS 0,1'in altında.

Buradaki en yaygın hata laboratuvar testine güvenmektir. Bir hız aracında yüksek puan almak, gerçek kullanıcının yaşadığını göstermez; test masaüstünde ve hızlı bağlantıda yapılır, kullanıcı ise mobilde ve mobil veriyle gelir.

Kurumsal sitelerde en sık karşılaşılan üç suçlu: sıkıştırılmamış büyük ana görsel, geç yüklenen web fontları ve yıllar içinde birikmiş üçüncü taraf betikleri.

Bölüm 04

3. Mobil uyumluluk

Mobil uyum, düzenin küçük ekrana sığması değildir; parmakla kullanılabilmesidir.

Dokunma hedeflerinin boyutu için kaynaklı bir ölçüt var. WCAG 2.2, AA seviyesinde en az 24×24 CSS pikseli, AAA seviyesinde ise en az 44×44 CSS pikseli ister. Apple'ın arayüz kılavuzu da 44 punto önerir. Aradaki fark pratikte anlamlı: 24 piksel asgari uyum eşiğidir, 44 piksel ise rahat kullanım hedefi.

Buna ek olarak birbirine yakın iki tıklanabilir öğe arasında boşluk bulunmalı ve form alanları klavye açıldığında ekranın dışında kalmamalı. Test etmenin en hızlı yolu, sayfayı tek elle ve ayaktayken kullanmayı denemektir.

Bölüm 05

4. Gezinme

Kullanıcı aradığını bulamıyorsa geri kalan her şey önemsizdir. Bu başlıkta bakılacak en pratik gösterge site içi aramadır.

Herkes için geçerli, kabul görmüş bir eşik yok. Yine de deneyimimizde şunu söyleyebiliriz: ziyaretlerin kayda değer bir bölümü — kabaca yirmide birini aşan bir oran — arama kutusuna yöneliyorsa, bu navigasyonu gözden geçirmek için yeterli bir sinyaldir. Asıl anlamlı olan mutlak sayı değil, bu oranın zaman içinde nasıl değiştiğidir.

Sonuçsuz arama listesi ayrıca ücretsiz bir içerik planıdır: insanların sitenizde olmasını bekleyip bulamadığı şeylerin doğrudan envanteri.

Kurumsal sitelerin klasik hatası, menüyü organizasyon şemasına göre kurmaktır. "Termal İş Birimi" bir kurum gerçeğidir; kullanıcı "Soğutma Sistemleri" arar. Menü başlıkları kurumun iç yapısını değil, kullanıcının görevini adlandırmalıdır.

Bölüm 06

5. İçerik ve okunabilirlik

Metin de bir arayüz öğesidir. Uzun paragraflar, jargon ve belirsiz başlıklar, kötü bir düğme kadar engelleyicidir.

Okunabilirlik için üç somut ölçüt: satır uzunluğu masaüstünde yaklaşık 60-75 karakteri geçmesin, gövde metni ile arka plan arasındaki kontrast oranı WCAG'ın AA seviyesinde istediği gibi en az 4,5:1 olsun, her bölüm ne anlattığını söyleyen bir başlıkla açılsın.

Görsellerde de aynı mantık geçerli: bir şey anlatmayan stok fotoğraf sayfayı ağırlaştırır ve hiçbir işe yaramaz.

Bölüm 07

6. Geri bildirim toplamak

Kullanıcıya sormak ucuzdur ve çoğu kurum bunu hiç yapmaz. İki yöntem yeterli.

Kullanılabilirlik testi: beş kişiye gerçek bir görev verip izlemek, çoğu toplantıdan daha çok şey gösterir. Nasıl yürütüldüğünü ayrı bir yazıda anlattık.

Mevcut veriyi okumak: sonuçsuz aramalar, form terk noktaları ve destek ekibine tekrar tekrar gelen sorular. Üçü de zaten elinizde ve kimseye sormanız gerekmez.

Bölüm 08

7. Net bir eylem çağrısı

Her sayfanın tek bir birincil amacı olmalı. Seçenek sayısı arttıkça karar verme olasılığı düşer; birbiriyle yarışan çok sayıda eylem çağrısı bulunan bir sayfada pratikte hiçbiri öne çıkmaz. Kaç tanesinin fazla olduğu sayfaya göre değişir, ama tek bir birincil eylem belirlemek güvenli bir başlangıçtır.

Metin de belirleyicidir: "Gönder" ne olacağını söylemez, "Teklif iste" söyler. Düğmenin üzerindeki kelime, kullanıcının bir sonraki adımda ne yaşayacağını anlatmalıdır.

Bölüm 09

Kullanılabilirliği nasıl ölçersiniz?

Dört göstergeye bakmak yeterli ve dördü de bugün elinizdeki araçlarla ölçülebilir. İkisinin kabul görmüş bir eşiği var; diğer ikisinde kendi geçmişinizle karşılaştırma yapmanız gerekir.

  • Saha verisiyle LCP. Kabul görmüş eşik: 2,5 saniyenin altında.
  • Kontrast oranı. Kabul görmüş eşik: gövde metninde en az 4,5:1 (WCAG 2.2, AA).
  • Görev tamamlama oranı. Belirlediğiniz bir görevi kaç kullanıcı yardımsız bitiriyor? Herkes için geçerli bir hedef yok; asıl anlamlı olan bu oranın kendi ölçümlerinize göre nasıl değiştiğidir. Düşük ve düşmeye devam eden bir oran, akışın yeniden ele alınması için güçlü bir işarettir.
  • Form tamamlama oranı. Formu görüntüleyenlerin kaçı gönderiyor? Burada da mutlak bir hedef yerine kendi geçmişinize bakın.

Bölüm 10

Nereden başlanır?

Hepsini aynı anda düzeltmeye çalışmayın; sıra önemlidir. Hız ve gezinme altta durur — bunlar bozukken mesajı iyileştirmek, kimsenin okumadığı mükemmel bir cümle üretir.

Önce ölçün, sonra en alttaki bozuk katmandan başlayın. Kullanılabilirlik çalışmasının çoğu zaman yeni bir tasarım gerektirmediğini, mevcut sitede yapılacak birkaç ölçülebilir düzeltmeyle sonuç verdiğini göreceksiniz.

Bu tarafta yaptığımız işleri UI/UX tasarım hizmet sayfamızda anlattık.

Sık sorulan sorular

Kullanılabilirlik ile kullanıcı deneyimi aynı şey mi?
Aynı değil; kullanılabilirlik, kullanıcı deneyiminin bir parçasıdır. Kullanılabilirlik dar ve ölçülebilir bir soruyu sorar: kişi işini bitirebiliyor mu? Kullanıcı deneyimi ise daha geniştir ve beklenti, güven, marka algısı gibi ölçmesi zor alanları da kapsar. Pratik sonucu şu: bir site kusursuz kullanılabilir olup yine de kimsede güven uyandırmayabilir. İkisi ayrı ayrı çalışılır.
Kaç kullanıcıyla test yapmak yeterli?
Bir arayüzdeki belirgin sorunları bulmak için beş kişi şaşırtıcı derecede etkilidir; aynı engellere art arda takıldıklarını görmeye başlarsınız. Ancak beş kişi yalnızca sorunları bulmaya yeter, oran ölçmeye yetmez. İki tasarımı karşılaştırmak ya da yüzde vermek istiyorsanız çok daha büyük bir gruba ihtiyacınız olur. Amacınızı baştan ayırın: sorun mu arıyorsunuz, iddia mı kanıtlıyorsunuz?
Sitemiz mobil uyumlu, bu yeterli mi?
Duyarlı tasarım ile mobilde kullanılabilirlik aynı şey değildir. Düzen küçük ekrana sığabilir ama düğmeler başparmağın rahat ulaşamayacağı yerde durabilir, form klavye açılınca ekran dışında kalabilir, tıklanabilir öğeler birbirine çok yakın olabilir. Basit bir kontrol: sayfayı tek elle, yürürken kullanmayı deneyin. Masaüstünde fark edilmeyen sorunların çoğu bu testte ortaya çıkar.
Kullanılabilirlik sorununu yeniden tasarım olmadan çözebilir miyiz?
Çoğu zaman evet ve bu beklenenden sık doğrudur. Kullanılabilirlik düzeltmelerinin büyük kısmı görsel değil metinsel ve yapısaldır: bir düğmenin üzerindeki kelimeyi değiştirmek, iki adımın sırasını değiştirmek, bir menü başlığını kullanıcının kullandığı kelimeyle değiştirmek. Yeniden tasarım pahalı ve risklidir; önce ölçüp bu ucuz düzeltmeleri denemek genellikle daha hızlı sonuç verir.
Erişilebilirlik ile kullanılabilirlik aynı mı?
Aynı değil ama büyük ölçüde örtüşür. Erişilebilirlik, engelli kullanıcıların siteyi kullanabilmesine odaklanır: ekran okuyucu uyumu, klavyeyle gezinme, yeterli kontrast. Kullanılabilirlik ise tüm kullanıcıları kapsar. Örtüşme şurada: erişilebilirlik için yapılan iyileştirmelerin çoğu herkesin işine yarar. Yüksek kontrast güneş altında telefonuna bakan kullanıcıya da yarar, altyazı gürültülü ortamdakine de.

İletişim / Başlayalım

Bu konuyu markanıza uyarlayalım.

Yazıda anlatılanları kendi projenize taşımak için bir keşif görüşmesi ayarlayalım.